Alkali Su

Zayıflamada Alkali-Asid Dengesi

Gerçek sır, vücudun dengesini korumaktadır. İnsan vücudunun yapıtaşları hücreler, pH dengesinin oluştuğu hafif alkali ortamda tam performans çalışır. Hücrelerin aşağıda belirtilen faaliyetleri gerçekleştirmek için vücut pH dengesine ihtiyaçları vardır: Bu sebepledir ki; vücudumuzda oluşan tüm metabolik olaylar, vücudumuzun işleyiş prensibi kanımızın pH değerini 7,35 ile 7,45 arasında tutmak üzere programlıdır. Kanımızın pH’ının asit tarafa kaymasına asla izin verilmez.

Asit-Alkali Dengesinin Bozulması; Peki ya bu denge bozulursa…
Kanımızın pH 7,35-7,45 oranının dışına çıkmaması hayati önem taşıdığı için kanımız daima aynı pH değerini korur. Değişim olmadığı için de yapılan tüm kan testlerinde, kan her zaman normal pH aralığında çıkacaktır. Bu sebepledir ki, vücudun asit yükü kan testlerinden anlaşılmaz. Zira doğduğumuzdan bu yana vücudun temizlik işçileri, asidik artıkları yok etmek için durmaksızın çalışmaktadır.

Her metobolik olay (yürüme, konuşma, düşünme, görme vb), beslenme yoluyla alınan besin değerlerinin kan yoluyla hücrelere taşınması ve besin değerlerinin, hücrede bir tür yanma yoluyla kimyasal reaksiyona girmesi sonucu çıkan enerjiyle oluşur. Yanma sonucu ortaya çıkan enerjinin geride bıraktığı atık, yani ateşten arta kalan kül ve duman ise asittir. Yani her metabolik olay sonrası (dinlenirken, konuşurken, okurken, çalışırken, spor yaparken, hatta uyurken) kullanılan enerji, asit atık oluşturur.
Oluşan bu asit terlemeyle deriden, nefes alıp vererek solunum sisteminden, dışkılama ve idrar yoluyla sindirim sisteminden dışarı atılır. Asidin miktarı vücudumuzun temizleyeceğinden daha fazla olursa, tamponlama (temizleme) sistemi devreye girer.

Vücudumuz tamponlama sistemi görevini, hücreler arası akışkanlıklar ve aşağıdaki yollarla gerçekleştirir:
- Küçük ama görevi büyük pankreas tarafından üretilen bikarbonat enzimiyle
- Beslenme yoluyla alınan veya kemiklerden, dişlerden kıkırdak dokudan yani iskeletimizden alınan kalsiyumla
- Beynimizin soluk alıp verme mekanizmasındaki şaşılacak hız sonucu alınan oksijenin kullanımından oluşan karbondioksiti nefes yoluyla çarçabuk dışarı atarak
- Böbreklerin fazla aside ve alkali üreyi kandan toplayarak dışarı atılacak idrara dönüştürmesiyle
- Beslenme sonucu oluşan asidin sindirim sistemi tarafından bağırsaklardan dışkılamayla atılmasıyla

Vücudunun asit-alkali dengesi pH 7,35 ile 7,45 arasında olan bir insanda, vücudun bütün hücreleri, asit atık tamponlama işlevlerini kusursuz yerine getirir. Ancak eğer asit miktarı, vücudun tamponlama sisteminin tamponlayabileceği miktardan fazla ise vücuda vereceği hasarı engellemek için güvenli bir şekilde depolanır.
Fazla asidi depolamak, vücudun fazla aside karşı uyguladığı bir savunma mekanizmasıdır. Savunma mekanizması, vücudun aşırı asidik olmaması için yağ üretir ve fazla asidi bu yağla birlikte yaşamsal organlardan uzak yerlerde adeta paketleyerek depolar. Yağ ilk bakışta, yaşamsal organları fazla asit hasarından korumak için gerekli görünmektedir. Ancak vücudun fazla asit atıklarıyla dolması sonucu oluşan aşırı yağ birikimi, uzun vadede hastalıklarla karşı karşıya kalınmasına yol açar.

Aman dikkat!
1909 yılında Sorensen tarafından ortaya atılan teoriye göre vücudumuz, doğal bir asit-alkali atık dengesine/oranına sahiptir. Son yıllara kadar pek bilinmeyen ya da üzerinde konuşulmayan bu doğal orana ya da dengeye “homeostasis” denir. Sağlığımızın temeli bu dengedir. Bütünsel sağlığın temeli bu dengedir.

Vücut, doğal haliyle hafif alkalidir. Sağlıklı bir insanın kanı, ufak değişimler göstermekle beraber hafif alkali değerini korur. Metabolizmanın günlük enerji işleyişini doğru yapabilmesi için kanın hafif alkali olması şarttır. Tüm vücut mekanizması, damarlarımızda dolaşan kanımızın asit-alkali değeri yani asidin alkaliye oranını koruması üstüne kuruludur. İşte bu yüzden dış etkenler, solunum ve beslenme yoluyla alınan fazla asit atık yükü; vücudun tüm mekanizması bozar.

Bu bozulma sonucu hastalıklar artmaya, genç yaşta ölümler ve tehlikeli hastalıklarla karşı karşıya kalma riskleri artmıştır. Obezite, dünyanın uğraşmak zorunda olduğu önemli bir sorun olmuş; kanser, kalp, şeker, yüksek tansiyon, kemik erimesi gibi hastalıklar gençlerimizi, çocuklarımızı tehdit etmeye başlamıştır. Uzmanların, tüm bu olumsuz gelişimin nedeninin yanlış beslenme olduğunu açıklaması ile vücudun pH dengesine uygun alkali beslenme ve alkali yaşam, Amerika Birleşik Devletleri’nin en duyarlı bölgesi olan Kaliforniya’dan başlayarak dünyanın gündemine oturmaya başlamıştır.

inset_article_SOM5