Alkali Su

Yaşayan Su ve Siz

Düşünceler ve duygular, vücut kimyamızı değiştiren güçlü etkinliklerdir.

Mutlu insanlar daha sağlıklı ve uzun yaşarlar çünkü pozitif davranışlar Alkali bir ortam yaratılmasına sebep olur, negatif düşünceler ve duygular ise vücudumuzda asidik artıklar oluştururlar.

Yapılan gözlemlere göre uygun beslenme diyeti yaparak sağlıklı yaşayan insanların görünümleri hoş davranışları neşeli olmaktadır Bunun tersine, pesimist düşünceli ve agresif duygulu insanlar sağlıkları için iyi beslenseler dahi,negatif duygulardan arınmadıkça yeterince sağlıklı olamamaktadırlar.

Zihinsel ve duygusal enerji nin pozitif olması taze sebze ve meyve kadar etkin olup vücut pH ı üzerinde de güçlü biçimde etkindir.

Güneş ışığı da insan vücudunun asiditesinde önemli derecede etkindir. Alkalite güneş ışığının tam spektrumu ile etkinlik kazanır. Tersi de doğru olup güneş ışığının yokluğunda, karanlıkta vücut hücrelerimizde asit oluşur.

Bağışıklık sistemi, deri ve cildin diri kalması, vitamin D üretimi gibi süreçler Alkalite ile çok yakın ilgilidir. Unutmamalıdır ki uzun süreli sağlık ve iyilik için çabucak bir çare bulunamaz.


ALKALİTE'NİN GETİRDİKLERİ

ASİDİTE'NİN GETİRDİKLERİ

Faydalı bakterilere ortam sağlar

Sinirlilik

Sağlıklı organlar ve guddeler

Depresyon

Vücut ağrılarının azalması

Sümüksü maddelerin üretimi

Hastalıkların azalması

Devamlı sersemlik

Rahat davranışlar

Hastalıkların artması

 

Hücre azalması

Sümüksü maddelerden

arınmış vücut

Hücresel sağlık

Vücut ağrılarının artması

İyilik durumu -

Zararlı bakterilere ortam sağlar

Mutluluk

Kronik yorgunluk

1911 yılında Dr. Alexis Carrel bugün “Tavuk kalbi deneyi” olarak isimlendirilen çalışmayı yaptı. Bu çalışmada Dr.Carrel , laboratuar şartlarında , her 48 saatte yenilenen ve kolloidal Alkali besinler içeren bir sıvı içinde tavuktan çıkartılan kalbi 25 yıl süreyle yaşatmaya muvaffak oldu. Bu çok önemli bir buluş idi. Düşünün ki planetimizde yaşayan her şey ölümsüz olabilirdi. Hücrelere gerekli olan gıdalar verilerek ve asidik artıklardan korunarak hücre süresiz yaşatılabilirdi.

Çin tıbbının önemli yazılı dokümanlarında ifade edildiği üzere uzakdoğuda doktorlar asidik ve hastalıklı organları suya veya bitkisel banyolara daldırarak tedavi etmektedirler. Dokulara yeteri kadar besleyici likit emdirilerek tedavi sağlanmaktadır. Bu tedavi tarzı son derece pratik olup, hastalar için iyileştirici etkileri nedeniyle çok geniş sahada muvaffakiyetle kullanılmakta ve likit değişimi, hücresel tedavi ve bütünlüğü için hayati önem taşımaktadır.

Alkali olmanın özellikleri
Alkali formdaki mineraller 5 adettir, bunlar, Kalsiyum, Potasyum, Sodyum, Magnezyum ve Demir mineralleridir. Bütün bu mineraller sağlıklı alkali bir çevre yaratmak için çok önemlidir. Bu mineraller asitik minerallerle birleşerek toksin maddeleri vücuttan atarlar.

Alkali yiyecekler ve Alkali Su, bize yapışkan sümüksü maddelerden temizlenmiş bir bünye kazandırır. Sümüksü maddelerden arınmış bünyenin manası; sinüs tıkanıklıkları, kronik lenfatik tıkanıklıklar ve şişlikler, akciğerlerde sıvı birikimi sorunları, mafsal kireçlenmeleri, kalsiyum eksikliği vs gibi sorunlardan uzak kalmaktır. Vücutlarının pH'ını etkin biçimde kontrol altında tutan kişiler, hafif Alkali derecedeki vücutlarının herhangi bir yerinde ağrı veya adale krampı ile karşılaşmaz, duygusal ve zihinsel olarak pozitif ve berraktırlar. Sonuç mükemmeldir çünkü hücreler olması icap ettiği gibi sağlıklı Alkali bir ortam içindedirler (tıpkı ana karnında alkali-su kesesi içinde gelişen bebek gibi).

Asitik olmanın özellikleri
Asidite oluşumu; metabolizma, kötü beslenme ve çevresel kirlenmelerin sonucu olup doğal olarak hücre bozulmasının sebebidir. Asidite, çok hassas yapıya sahip olan hücreleri aşırı derecede tahriş ederek hastalıklara ve zararlı yan etkilere, normal olmayan hücre fazlalaşmasına (tümör ve kanser) sebep olur.

Bilim adamlarınca yapılan araştırma ve tecrübeler sonunda birçok hastalığın sebebi, asitik ortamın artması ve anaerobic (oksijensiz) çevrenin oluşmasını bağlamaktadır. Asitik artıkların birikiminin düzenli bir şekilde elimine edilmemesi sonucunda da vücutta Alkalite azalmakta Asidite artmaktadır.
Asitik pH, vücudumuzun üç önemli alkali-minerali olan Sodyum, kalsiyum ve magnezyumun dengesini bozar. Vücut asitik ortamı nötralize etmek için Kalsiyumu kemiklerden alarak kullanır. Bunun sonucunda vücutta yedek olarak depolanmış alkali mineral dengelerine zarar verilir.
Asitik toksinlerin kalıntıları vücudumuzda; hücre iltihaplanması, mafsal ve kemik bozulmaları, mafsal şişlikleri, vücut ağrıları, tümörler, lenf tıkanıklıkları, aşırı sümüksü madde üretimi, deri ve cilt sorunları, allerjiler, üşütmeler, grip, bademcik iltihabı, görüş kaybı gibi semptomlara sebep olurlar. Bütün bunlara ilaveten asitik ortam, mantar ve parazitlerden oluşan enfeksiyonların ağırlaşmasına sebep olur.

Bütün virüs enfeksiyonları asitik artık ortamlarda oluşurlar. Asitik artıkların hepsi vücudu kolayca terk etmezler, terleme idrar ve diğer yollarla vücut dışına atılan bu artıklardan bir bölüm konsantre biçimde organların herhangi bir bölümünde uykuya yatar ve çevresinde bulunan hücreleride mutasyona (değişime) uğratarak istenmeyen anormal hücre büyümelerine sebep olabilirler.

Kalitesiz fast-food yiyecekler ve gazlı içeceklerden uzak durarak, kaliteli Alkali gıdalar yiyerek ve Alkali- Su içerek optimum sağlıklı ve uzun bir yaşama sahip olabilir, bu dengeyi muhafaza ederek fiziksel, duygusal ve zihinsel etkinliklerimizin pozitif olmasını sağlayabiliriz.

Kaynak: Evrenin Esas BilinciK.A Pletche Ph.D  www.webnaturel.com

 

inset_article_SOM5