Alkali Su

Kanserin Gizli Gerçeği...

“ Hücrenin su kaybettiği durumlarda özellikle kan asidik olur. İlk belirtiler yorgunluk ve bıkkınlık, soğuk algınlığına eğilimli olmak ve benzerleridir. Keiichi Morishata’nın “Kanserin Gizli Gerçeği” adlı kitabına göre, eğer kandaki asidik koşullarda aşırı artış olursa, kan alkali koşullarını korumak için bu aşırı asidik maddeleri kaçınılmaz olarak vücuttaki bazı bölgelere bırakacaktır.

Bu eğilimin devam etmesiyle vücudun bazı bölgelerinde asidiklik artar ve bazı hücrelerde ölür. Bunu takiben de asidiğe dönüştürürler. Yanısıra bazı hücreler de kendilerini bu asidik ortama adapte edebilir. Diğer bir deyişle, normal hücreler asidik ortamda ölürken bazıları ise bu ortama adapte olabilmek için kendilerini dönüştürür ve anormal hücreler olarak hayatta kalırlar. Bu anormal hücreler kötü huylu hücreler olarak adlandırılırlar. Bu kötü huylu hücreler beyin fonksiyonları veya kendi DNA’larımızın hafıza kodlarıyla uyumlu değildir.

Bu nedenle, kötü huylu hücreler belirsiz ve düzensiz olarak gelişirler. Bu kanserdir.”

Kanser en doğal tedavisi;  Alkali Su

Doğadaki her canlı, yaşamak için sonuna (ölünceye) kadar mücadele eder. Yaşadıkları çevrenin şartları değişirse;  yaşamları öncelikle bu çevre şartları değiştirmek için mücadele ederler. Bunu başaramadıkları taktirde, kendilerinde bazı değişiklikler yapar ve yeni çevre şartlarına uyarak yaşamayı sürdürülebilir hale getirirler.

Canlıların en küçük parçası hücredir. Hücreler de birer canlı varlıktır ve onlar da yaşamlarını devam ettirmek için mücadeleyi hiç bırakmazlar. Sağlıklı hücreler yaşamlarını sürdürebilmek için hafif alkali pH seviyesini korumak zorundadırlar. Koruyamazlarsa ölürler.
Asidite çok arttığında, o bölgedeki sağlıklı hücreler ölmeye başlar. Hücrelerden bir kısmı ise, değişen yeni asidik ortam şartlarına göre kendi formlarında değişiklik yaparak yaşamaya devam ederler. Bazı ekstra durumlarda bunda başarılı olurlar. Eğer bunda başarılı olurlarsa işte bu kanserin başlangıcı kabul edilecektir.

Kanserli hücreler asidiktir. Sağlıklı hücreler ise hafif alkalidir. Kanserli tümörler ameliyatla tamamen alınıp temizlense bile o bölge asidik kaldığı sürece aynı bölgede bir süre sonra yeni kanserli tümörler oluşabilir.

Kanserin diğer adı kötü huylu tümör olup,  bir grup hücrenin form değiştirerek kontrolsüz olarak normalden fazla çoğalması, komşu dokulara saldırarak buralardaki hücreleri tahrip etmesi, lenf ve kan yoluyla metastaz yaparak başka organlara yayılması ile meydana gelen ve ilerleyen bir hastalıktır.
Kanser, anne karnındaki bebekte ve her yaştaki insanda görülebilir. Ancak kanser çeşitlerinin meydana gelme riski yaşın ilerlemesiyle artar. Ayrıca bu riskin büyüklüğü insanların beslenme, yaşam ve çevre şartları ile bağlantılı olarak değişir.

Birkaç çarpıcı veriyi paylaşmak gerekirse:

  • Dünyadaki tüm ölümlerin %13 ünün nedeni kanserdir.
  • Amerikan Kanser Derneği verilerine göre; 2007 yılında dünyada 7,6 milyon kişi kanserden ölmüştür.
  • Kanser insanların dışında hayvanları ve bitkileri de etkilemektedir.

Vücudumuzda Alkali bir ortam hazırlayarak sağlıklı olabilmek için alkali su içmenin önemi çok büyüktür. Bazı ülkelerde eskiden beri ve son zamanlarda ülkemizde alkali su içerek yüksek kan basıncından ve yüksek tansiyon hastalığından kurtulan birçok hasta mevcuttur. Yapılan çalışmalara göre yüksek tansiyon hastası olanların kanlarında aynı zamanda yüksek asidit’e bulunmakta olup bu kişilerin belli kriterler çerçevesinde alkali su içerek asiditeyi yok etmeleri durumunda kan basınçları da kendiliğinden düşmektedir.
Taiwan’da yapılan bir araştırmada, içme suyundaki sertlikle; bazı kanser türleri arasındaki ilgi, ‘’insanların içtikleri sular uzun yıllar boyunca takip edilerek’’ araştırılmış olup, bazı önemli sonuçlar elde edilmiştir… Sert su içerisinde bulunan kalsiyum ve magnezyum, insanları mide kanserine karşı korumaktadır. Yine yumuşak su içme oranı arttıkça kolon kanserine yakalanma riski artmaktadır. Araştırmalar yumuşak su içilmesi durumunda rektum kanserinden ölüm oranının arttığını göstermektedir.  Yine aynı araştırmaya göre; İçme suyu olarak, yumuşak su içilmesi pankreas kanserinden ölme riskini % 37 oranında arttırmaktadır.

Kanserin Gerçek Sebebi Keiichi Morishata’nın “Kanserin Gizli Gerçeği” adlı kitabına göre, eğer kandaki asidik koşullarda aşırı artış olursa, kan alkali koşullarını korumak için bu aşırı asidik maddeleri kaçınılmaz olarak vücuttaki bazı bölgelere bırakacaktır.
Bu eğilimin devam etmesiyle vücudun bazı bölgelerinde asidiklik artar ve bazı hücrelerde ölür. Ancak daha tehlikeli bir süreç olarak; bazı hücreler de kendilerini bu asidik ortama adapte edebilir. Diğer bir deyişle, normal hücreler asidik ortamda ölürken bazıları ise bu ortama adapte olabilmek için kendilerini dönüştürür ve anormal hücreler olarak hayatta kalırlar. Bu anormal hücreler kötü huylu hücreler olarak adlandırılırlar. Bu kötü huylu hücreler beyin fonksiyonları veya kendi DNA’larımızın hafıza kodlarıyla uyumlu değildir. Bu nedenle, kötü huylu hücreler belirsiz ve düzensiz olarak gelişirle
Teorik olarak yeryüzündeki kanser vakası sayısı kadar kanser türü vardır denilebilir. Ancak hepsinin ortak noktası, bütün kanserli hücrelerin asidik yapıda olması ve alkali ortamda üreme hızlarının düşmesidir. Alkali İyonize su, hücresel seviyede alkaliliği yükselttiği için kanser hücrelerinin oluşumunu ve gelişimini engeller.
Yine bütün bilimsel çevrelerce kabul edilen bir görüşe göre, serbest radikaller kanser oluşumunun başlıca sebepleri arasında yer almaktadırlar. Enerji üretimi ve çeşitli kimyasal süreçler sonucunda bir elektronunu yitirmiş oksijen elementleri olarak tanımlanabilecek serbest radikaller, elektron eksikliklerini gidermek için en yakınında bulunan somatik hücrelere saniyede 150.000 saldırı düzenler ve hücre çekirdeğinden bir elektron çalmaya çalışırlar. Hücrenin bu savaşı kaybedip ölmesi aslında yaşlanmaya yol açmakla birlikte “iyi haber” kabul edilebilir. “Kötü haber” hücrenin bir elektron eksiğine rağmen yaşamaya devam etmeyi başarmış olmasıdır. Çünkü artık bu form kanserdir. Antioksidanlar, elektron zengini kaynaklardır. Serbest radikallere elektron bağışlayarak somatik hücrelere verdikleri zararı durdurabilirler. -400 mV ORP değeri ile yeryüzündeki en güçlü sıvı antioksidan Alkali İyonize sudur.
Sağlıklı hücrelerin kendilerini dönüştürme baskısı altında tutan kanserli hücrelere direnebilmek için yüksek düzeyde oksijene ihtiyaç duydukları bilinmektedir. Alkali İyonize su diğer su çeşitlerine göre 2 kat daha yüksek miktarda oksijenle doyurulmuştur. Benzer bir şekilde, kanımızın pH değeri 7,45’e yaklaştığında oksijen taşıma kabiliyeti %65 daha artacaktır. Bu iki parametrenin doğal sonucu olarak, sağlıklı hücrelerimizin kanserli olanlara karşı direnme sürecinde en yaşamsal oksijen kaynağı Alkali İyonize su olacaktır.
Düzenli olarak Alkali İyonize Su tüketildiğinde kanser vakalarının oluşumunda önemli ölçüde azalma; oluşmuş kanser vakalarının rehabilitasyonunda ise ciddi gelişmeler gözlemlendiği klinik deneylerle kanıtlanmıştır.

Bir kanser hastasının alkali iyonize suyu  seçme nedeni:
"4. Derece kanser hastası olduğumu öğrenene dek kendimi standart bir Amerikalı'ya göre çok daha sağlıklı hissediyordum. Asla kimyasal içerikli yiyecek tüketmez kendime dikkat ederdim. Ciddi kemoterapi seanslarından sonra vücudum genelde daha rahat ediyordu; ancak bu fazla uzun süreli olmuyordu. Seanslar ve dikkatlice hazırlanmış diyetime rağmen sıklıkla yükselen ateşim ve ağrılarım yüzünden bir süre sonra hep aynı kötü duruma düşüyordum.
Üç sene süren kemoterapi ve ilaç tedavisine rağmen doktorlarım herhangi bir iyileşme olmadığını ve sorunumun ölümcül olduğunu belirttiler. Bu arada vücudumda birçok kimyasal madde oluşmuş ve sağlığımı geri kazanmamı sağlayacak kaynaklar da oldukça azalmıştı. Bu amaçla tekrar ham sebze-meyve ve yiyecek diyetime ağırlık vermeye başladım. Ayrıca konu hakkında araştırmalar da yapmaya başladım.
"Alkali İyon Su Jeneratörü ile bu araştırmalarım sırasında karşılaştım. Kore Sağlık Bakanlığı'nca Kore'de resmi ve kanıtlanmış bir tıbbi alet olmasına rağmen bana ne gibi bir fayda sağlayabileceğini tam olarak bilmiyordum. Ancak buradaki sağlık uzmanlarına danışarak iyonize suyun yararlarını öğrenme imkanı buldum.
Kanser ile savaşımda alkali su içme planım en başlarda işin en önemsiz kısmı gibi görünüyordu. Ancak kısa sürede alkali suyun vücudumdaki toksin ve diğer çeşitli kimyasallar ile savaşırken, diğer iç organlarımın rahatladığını ve sağlığımı geri kazanmama yardım ettiklerini hissedebiliyordum.
Size elbetteki, yanlızca alkali suyun yardımı ile kanseri yenebileceğinizi söylemiyorum. Ben uzun süredir kansere karşı koz olabilecek her türlü şeyi denedim. Ancak belirtmeliyim ki alkali su bana oldukça yardımcı oluyor."
Dave Perkins , USA