Alkali Su

Günlük Alkali Su İçme Planı

ALKALİ SU CİHAZI İLE ŞAŞIRTICI SU TERAPİSİ
Himalaya bölgesinde yaşayan Hintlilerin yüzyıllardır doğal biosu ile uygulamış oldukları terapi gerçekten de mucizevi sonuçlar ortaya çıkarmaktadır. Doğal olarak çıkan bu su bizim içtiğimiz sulara göre farklı özellikler içermektedir. Molekül yapısı normal sulara göre çok daha küçük olan bu suyun hücrelere giriş çıkış hızının 3 kat daha fazla olmasıyla hücrelerin ihtiyacı olan mineralleri daha çabuk ve etkin bir şekilde sağlayıp iç organlarımız ve damarlarımızda zamanla biriken toksinleri ve asidik artıkları da hızlı bir şekilde vücuttan uzaklaştırırlar.

Serbest radikaller ve aktif oksijen hücrelerimize saniyede 800.000 kez saldırıp elektron çalmak suretiyle kanser dahil çeşitli hastalıklara yakalanmamıza neden olurlar. Bol negatif elektrona sahip bu doğal su mükemmel bir antioksidan özellik gösterip aktif oksijen ve serbest radikalleri yok ederek hücrelerin genç kalmalarını sağlar ve hastalıklara karşı bağışıklık sistemini güçlendirir. Alkali su cihazı; içtiğimiz normal suları Himalayalardaki doğal olarak çıkan alkali suya dönüştürmektedir. Biosu vücudumuzdaki organik su ile benzer özellikler taşıdığı için kısa sürede aşağıda bahsedilen hastalıklardan kurtulmamıza yardımcı olmaktadır. Bize çok şaşırtıcı ve mucizevi gelen bu terapi yönteminin işleyişi aslında çok basittir. İnsan vücudunun yaklaşık %60'ı sudur ve dolayısıyla iyi su içersek iyi oluruz. İyi suyun tarifi de uzun araştırmalardan sonra Japon ve Güney Kore'li bilim adamları tarafından yapılmıştır.

Bu yüzden sloganımız "Bir gün gelecek herkes alkali-iyonize içecek"    

Alkali Su Terapisi ile Tedavi Edilebilen Hastalıkların Listesi
Kan Basıncı/Yüksek Tansiyon Romatizma (Eklemlerde/Kaslarda ağrı)
Anemi (Kansızlık) Genel Felç
Obezite (Aşırı şişmanlık) Kireçlenme (Artirit)
Sinüzit Taşikardi
Baş dönmesi Öksürük
Lösemi Astım
Bronşit Akciğer Veremi
Menenjit Böbrek Taşı
Üreme Organı Hastalıkları Ekşime, Acı biber yanması
Dizanteri Gastrit
Rahim Kanseri Hemoroit
Kabızlık Kemik Erimesi
Şeker Hastalığı Baş Ağrısı
Gözde Kan Toplanması Düzensiz Adet Görme
Meme Kanseri Larenjit (Gırtlak İltihabı)

Terapi İşlemi
Sabah uyanıp gözlerinizi açar açmaz yataktan kalkıp hemen sonra 1,5 litre (5-6 bardak) BİOSU için. Bilin ki bu “Usha Paana Chikitsa” diye anılan eski bir Hint terapisidir. Daha sonra yüzünüzü yıkayabilirsiniz. Burada en önemli nokta, 1,5 litre ALKALİ SU içildikten sonra takip eden bir saat içinde hiçbir şekilde bir şey içilmeyecek ve yenmeyecektir. Bir gece önce alkol içeren içki alınmaması da çok titizlikle uyulması gereken bir husustur. İstenirse, bu amaçla içilecek ALKALİ SU kaynamış ve süzülmüş olarak kullanılabilir.
1,5 litre ALKALİSU’yun bir kerede içilmesi zor olduğundan derece derece uygulayabilirsiniz. İlk başta dört bardağı bir dikişte, kalanı iki dakika içinde aralıklarla içerek kendinizi alıştırabilirsiniz. Bir saat içinde 2 ya da 3 kere idrara çıkma ihtiyacı hissedebilirsiniz, ancak bir süre sonra bu normale dönecektir.
Araştırma ve Deneylerle Aşağıda belirtilen hastalıkların, yanlarında gösterilen sürelerde iyileştikleri gözlemlenmiştir.

  • Kabızlık 1 gün
  • Ekşime 2 gün
  • Şeker 7 gün
  • Kanser 4 hafta
  • Akciğer. Veremi 3 ay
  • Y. Tansiyon 4 hafta

Artirit (Eklem Kireçlenmesi) ve Romatizma ağrıları çekenler bu terapiyi günde üç kere; yani ilk hafta sabah, öğle ve akşam yemeklerinden 1 saat önce; ve sonra hastalık geçinceye kadar günde iki kere uygulamaları önerilir.

Sadece ALKALİ SU Nasıl Etki Eder?
Sıradan bir ALKALİ SU tüketimi, doğru metotla insan vücudunu temizler. Tıpta “Haematopaises” de denilen yeni kan oluşması, kolonun daha tesirli olmasına yardımcı olur. Kolon ve bağırsaklarda bu şekilde yeni kan oluşması tartışmasız bir gerçektir. Bu terapi ile kolon ve bağırsakların mukoza kıvrımları çalışır.
Eğer kolon temizlenirse, günde birkaç kere alınan kandaki gıdalar emilecek ve mukoza kıvrımlarının çalışmasıyla yeni kan haline dönüşeceklerdir. Kan, rahatsızlıkların tedavisinde ve sağlığın korunmasında en önemli unsurdur ve bunun için de ALKALİ SU düzenli olarak alınmalıdır.

Not: Hindistan yerlilerinin uygulamış oldukları bu terapi bilimsel olmamakla birlikte düzenli olarak tüketilen alkali-iyonize suyun kanser, astım, hipertansiyon, diyabet, kabızlık, alerji v.s. gibi rahatsızlıklardaki tedavi edici özelliği yüzlerce bilimsel makaleye konu olmuştur.

Günlük alkali su içme planında dikkat edilmesi gerekenler:

  • Uykudan uyandığınızda, kahvaltıdan en az 1 saat, mümkünse 2 saat önce, 2 bardak oda sıcaklığında pH 8 alkali su içmek (Dilerseniz bu suya taze limon suyu ekleyerek alkali değerini artırabilir ve metabolizmanızı hızlandırarak daha fazla yağ yakmasını sağlayabilirsiniz. Zira limon tat olarak asidiktir ancak asit oranı mide asidinden düşük olduğu için alkali atık bırakan bir besin maddesidir.)
  • Kahvaltıdan 2 saat sonra, 2 bardak pH 8 alkali su içmek

(Yemek yedikten sonra tüketilen besinler yaklaşık 2 saat sonra sindirim işlemi tamamlanarak, mideyi terk ederler ve böbrekler alınan asit yükünü temizlerken mesaneyi 2 saat gibi bir sürede yavaş doldururlar).

  •  Öğle yemeğinden 1 saat önce, 1 bardak pH 8 alkali su içmek (İçilen bu alkali su midenin asit oranını azaltacağı için daha az yeriz)
  • Öğle yemeğinden 2 saat sonra, 2 bardak pH 8 alkali su içmek
  • Akşam yemeğinden 1 saat önce, 1 bardak pH 8 alkali su içmek
  • Akşam yemeğinden 2 saat sonra 1 bardak pH 8 alkali su içmek
  • Yatmadan önce, 1 bardak pH 8 alkali su içmek

***(Bardaklar 0.35- 0.40 lt olarak hesaplanmıştır)
ÖNEMLİ: Alkali su içme planı, zaruri bir kural değildir, önerilen faydalı bir tavsiyedir. Kişi kendi planını bu tavsiye doğrultusunda oluşturabilir. Kimi susayınca su içer, kimi acıktığında su içer, kimi susamadan su içer.
- Susayınca su için; hatta 1-2-3 bardak için, vücut kuruluğunuzu giderir.
- Acıkınca su için; açlığınızı bastırıp, sağlıksız, yağ oranı yüksek atıştırmalarla kilo almanıza engel olur.
- Susamadan su için; su içtikçe daha canlı, enerjik ve genç olursunuz.
Su içme planınızı nasıl yaparsanız yapın, ama yemeklerle birlikte kesinlikle su içmeyin.

Kanserli hücreler asidiktir. Sağlıklı hücreler ise hafif alkalidir. Kanserli tümörler ameliyatla tamamen alınıp temizlense bile o bölge asidik kaldığı sürece aynı bölgede bir süre sonra yeni kanserli tümörler oluşabilir.

ALKALİ SU KONUSUNDA UZMAN GÖRÜŞLERİ

Yüksek kan basıncı
10 senelik çalışma hayatım boyunca araştırmalarımda mineraller, özellikle yüksek kan basıncı ve diğer hastalıklarda görülen ionik kalsiyum önemli bir yer tutmuştur. Buna dayanarak söyleyebilirim ki, 2-3 ay süresince hergün düzenli olarak alkali antioksidan su tüketmek, kan basıncını yavaş yavaş dengeye düşürür; zira alkali antioksidan su kandaki kolestrolü çözen oldukça etkili bir çözücüdür."
Prof. Kuninaka Hironaga, Kuninaka Hastahanesi baş hekimi.

Pre-eklampik toksima
"Alkali Antioksidan suyun faydalarını birçok hastalığın iyileştirilmesinde; özellikle jinekolojik hastaların tedavisinde görüyoruz. Bunun en önemli sebebi ise antioksidan suyun toksinler üzerindeki nötrleştirici etkisidir. Seneler boyu süren araştırmalarımda gördüğüm, antioksidan alkali suyun pre-eklampik toksima hastası kadınlar üzerindeki olumlu etkileri olduğu ve bu hastalarımızın antioksidan su yardımı ile oldukça sağlıklı ve zeka seviyesi normal bebeklere göre daha yüksek çocuklar dünyaya getirebildikleridir."
Prof. Watanabe Ifao, Watanabe hastahanesi baş hekimi

Kalp hastalıkları
"Benim görüşüme göre antioksidan alkali suyun mucizevi özelliği onun toksinleri nötrleştirebilmesine rağmen bir kimyasal ilaç olmamasından kaynaklanıyor.Ayrıca farklı ilaçları, farklı özel durumlara göre sınıflandırılmış hastalara ayrı ayrı verirken, antioksidan suyu genel olarak tüm hastalara verebiliyorsunuz. Örneğin 35 yaşında olan bir kalp hastam vardı. 5 sene boyunca hastalığı her geçen gün kötüye gitti ve Setagays Devlet Hastahanesi'nde yoğun tedavi altına alındı.Bu 5 sene süresinde, çok sayıda iyi ve alanında uzman doktor tarafından tedavisine çalışıldı; ancak bir netice alınamadı. Geçen sene Ağustos ayında akrabalarıyla konuştuğumda umutsuz bir halde olduklarını ve hastanın ölümünü beklediklerini öğrendim. Bu aynı zamanda hastanın akrabalarından birinin antioksidan su üreten bir alkali-su cihazı aldığı zamana denk geliyordu... Şu an bu kişinin sağlık durumu gayet iyi ve vücudu kendini tekrar yapılandırıyor."
Prof. Kuwata Keijiroo

Egzema
Egzema hastalığı, kendini belli eden bazı deri durumları ile tanımlansa da, ne olduğu ve ne gibi etkiler ile oluştuğu aslında tam açıklığa kavuşmamış bir hastalıktır. Ancak çoğu durumda, bir dış tahrip etkisi ile meydana gelmektedir. Örneğin 70 yaşındaki bir hastam tam 10 senedir egzema hastalığı ile savaşıyordu ve özel bakım bile pek olumlu sonuçlar vermemişti. Savaş sonrasında bacaklarında meydana gelen akut egzema, sonraki yıllarda kronik hale gelmişti. Sol bacağında olumlu sonuçlar elde edilmesine rağmen maalesef sağ bacağı hiç bir ilerleme göstermemişti. Öyle ki bu bacağında kaşımalar yüzünden sık sık kanamalar meydana geliyordu. Ona antioksidan Alkali suyu denemesini tavsiye ettim. Kendisi bir İAlkali-Su cihazı alarak her gün antioksidan alkali su içmeye ve yine jeneratörden sağladığı asidik su ile banyo yapmaya başladı. Yanlızca 2 hafta sonra bacağındaki tüm yaralar kurudu. Toplam 1,5 ay içinde de egzema hastalığı tamamen geçti"
Prof. Tamura Tatsuji, Keifku Rehabilitasyon Merkezi

Alerji
Hastam olan Polis Araştırma Enstitüsü başkanı Sayın Yamada, birçok alerjik eplikasyondan muzdaripti. Uzun süreler tedavi olmaya çalıştı ancak bir ilerleme kaydedilemedi. Sonraları kendisi antioksidan su kullanmaya başladı. Bu işe yaradı ve bir süre sonra alerji belirtileri tamamen yok oldu. Her türlü yemeği tükettiği halde herhangi bir alerjik durumla karşılaşmaması yüzünden şu an halinden oldukça memnun. Ayrıca benimde alerjim olduğu için antioksidan suyu bende kullandım ve oldukça işe yaradığını gördüm. Bunun üzerinde konuyu biraz araştırdım. Sonuçta, incelediğim her alerji vakasında antioksidan mineral eksikliği olduğunu keşfettim. Bu sayede vücut aşırı duyarlı hale geliyor ve alerji kolaylıkla yayılabiliyordu. Duyarlılığı dengeye getirebilmek için de damardan kalsiyum çözeltisi zerk etmek gerekiyordu. Böylece aslında içinde ionik kalsiyum bulunan antioksidan alkali-suyun alerjiyi nasıl yok ettiğini de öğrenmiş oldum"
Prof. Kuninaka Hironaga, Kuninaka Hastahanesi baş hekimi

Sindirim sistemi problemleri
"Antioksidan Alkali-suyun midedeki esas etkisi, salgılamayı nötrleştirmesi ve mide fonksiyonlarını güçlendirmesinden ileri gelmektedir. Antioksidan Alkali suyun, midedeki gastrik salgıların pH dengesini sağlayarak Hipoklorhidra(gastrik suyu fazlalığı) ve Aklorhidra (gastrik suyu azlığı) hastalarının problemlerini çözdüğü kanıtlanmıştır."
Prof. Kogure Keizou, Juntendo Hastahanesi, Kogure Kliniği

Diyabetikler
"Bir süre önce ilaç yerine antioksidan Alkali-su ile tedavi etmeye başladığım diyabetik hastalarım arasından 15 kişi seçilerek, Tokyo Üniversitesi'ne çaşitli testler ve gözlemler yapılmak üzere götürüldü. Açıkçası bazı durumu ciddi hastalarım, bu tedavi yönteminden biraz tedirgin olmaktaydılar. Çünkü antioksidan Alkali-su verilen hastaların kan ve idrarlarındaki şeker miktarı 300 mg/l'den 2 mg/l'ye düşüyordu. Bazı hastaların bu şekilde günde 5-6 kez kan testine girdiği ve durumlarının oldukça normal olduğu gözlendi.Yemek sonrası testlerde de kan şekeri ve idrar oranları 100 mg/l : 0 mg/l çıktı. İdrardaki şeker tamamen yok oluyordu."
Prof. Kuwata Keijiroo

Obezite
"Vücudumuzda alınan gıdaların yakılması durumu, yine vücudumuzda bulunan vitamin ve minerallerin miktarına bağlıdır. Proteinlerin, karbonhidratların ve yağların aşırı alınması durumunda da bu vitamin ve minerallere olan ihtiyaç artacaktır.Antioksidan Alkali- suyun ihtiva ettiği ionik kalsiyum sayesine, yiyeceklerin yakılma işlemi kolaylaşır. Bu sebeple obezite hastalarına antioksidan Alkali-suyu tavsiye ediyoruz"
Prof. Hatori Tasutaroo, Akajiuji Kan Merkezi baş hekimi